Blog İpuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog İpuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2015 Çarşamba

Hangi Konu Üzerine Blog Açmalıyım?


Son zamanlarda bir çok kişiden mail almaya başladım. Hepsinin ortak sorularından birisi de ''Hangi konuda blog açmalıyım? oluyordu. Elimden geldiği kadar hepsini doğru bir şekilde hobilerine, zevk alacağı yazılar yazabileceği iştirak konularına yönlendirmeye çalıştım. İnternette küçük bir arama yaptığımda bu konu üzerine yazılmış bir makale olmadığını, çıkan sonuçların ise forumlardaki sorulardan ve yanıtlardan ibaret olduğunu gördüm.

Blog Yazarlığına ilk başladığım zamanlarda önümüzde bizim gibi tecrübeli kişiler yoktu. Belki de Blog Yazarlığının tüm cefasını biz çektik. Yabancı blog yazarlarının yazılarını inceleyip satır aralarından yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorduk. 2014 yılında bir çok tecrübeli ve başarılı blog yazarları, blog yazarlığı yapmak isteyenler için bulunmaz nimettir. İletişim bölümünden soracağınız her türlü soruya cevap veriyorlar ve faydalı bilgiler ile yeni blog yazarı adaylarını doğru bir şekilde yönlendirmeye çalışıyorlar.

Blog Yazarlığı için takip etmeniz gereken adımları aşağıda kısaca sıralayacağım.


  • Blog konunuzu seçin!
  • Yazı yazma stratejinizi belirleyin!
  • Blog konunuz ile alakalı diğer blogları takip edin!
  • Güzel yazılar yazmak için kendinize belirli zamanlar ayırın!
  • Özgün ve güncel yazılar yazın!
  • Yazdığınız yazılar insanları bilgilendiren yazılar olsun!
  • Bilmediğiniz/denemediğiniz konuda yazılar yazmayın!
  • Sade ve içeriğinizi ön plana çıkarak bir tasarım seçin!


Yukarıda sıraladığım vasıfları ve gereklilikleri yerine getirdikten sonra makalemizin asıl konusu olan Blog Konusu Seçme mevzusuna dönebiliriz.

Blog konusu seçerken dikkat etmeniz tek gereken şey, ilgilendiğiniz, sevdiğiniz ve yazarken zevk alacağınız bir konu belirlemenizdir. Örneğin; benim blogum olan SRGZ blog, Webtasarım ve Teknoloji blogudur. Bu konuyu seçmemin sebebi webtasarım ve teknoloji konularına olan merakımdır. İnternette vakit geçirirken yeni webtasarım bilgileri öğrenir, gelişen teknolojik ilerlemeleri takip ederim. Bu takiplerim sonunda da belirlediğim stratejiye göre özgün makaleler üretirim.

İnsanlar sevdiği ve hobisi olan konuları bilmesine rağmen yine de blog konusu belirlemede sıkıntı yaşıyorlar. Aşağıda bazı blog konusu önerilerinde bulunacağım. Belki bu yazı vesilesi ile aklınızda olmayan ama zevkle yazılar yazabileceğiniz bir blog için blog konusu fikriniz olabilir. Konuların yanında nacizane fikirlerimi de belirteceğim.

Teknoloji Blogu
Teknoloji üzerine o kadar çok blog var ki, üstelik bu konuyu kurumsal firmalar da ilke edinmiş olduğundan özgün ve güncel bir blogunuz olsa dahi başarı elde etmeniz zordur. Yine de ben teknoloji üzerine bir blog açacağım diyorsanız,  Cep telefonu, tablet, bilgisayar, televizyon, donanım, yazılım, internet vs.. gibi konularda bir çok makale yazabilirsiniz. İnternette teknoloji üzerine özgün ve güncel olan onlarca blog vardır. Bu blogları takip etmenizde ufkunuzu genişletecektir.

Seyahat / Gezi Blogu
Gezmeyi ve seyahat etmeyi seviyorsanız tavsiye edebileceğim bir iştigal konusudur. Gezdiğiniz ve gördüğünüz yerler hakkında yazılar yazmak hem zevkli hemde kolaydır. Yalnızca gördüklerinizi yazıya dökmeniz yeterlidir. Seyahat bloglarının da bir çok güzel örneği vardır. Zorluğu ise çok fazla gezmeye vakit bulamamaktır. Seyahat blogunuzu bir kaç kategoride değerlendirebilirsiniz. Yalnızca yaşadığınız şehirde gezdiğiniz yerleri anlatabilirsiniz. Yalnızca yurtiçi seyahatlerinizi yazabilirsiniz. Eğer imkanlarınız dahilinde yurt dışı gezileri yapıyorsanız insanlara daha ilginç gelecektir ve yurt dışında gördüğünüz/gezdiğiniz yerleri yazabilirsiniz.

Sinema / Film Blogu
Film izlemeyi seviyor ve film izlemeye yeteri kadar vakit ayırıyorsanız, tam size göre bir blog konusudur. Burada bir eksikliğe değinmek isterim. Ülkemizde film ve sinema blogu adı altında yayın yapan bloglar fragman ve film özeti paylaşmaktan öteye gidemiyor. Bu konuda büyük bir boşluk vardır. İzlediğiniz filmleri kendi yorumunuz ve anlatım üslubunuz ile anlattığınız bir blogunuz olur ve kısa zaman sonra film izlemek için bir şeyler arayan insanlar blogunuza gelerek izlediğiniz filmler üzerine yazdığınız incelemeleri okuyarak hangi filmi izleyecekleri hakkında fikir sahibi olabilirler. İzlediğiniz filmi izlemiş kişilerin olumlu ya da olumsuz yorumları ile içeriğiniz güçlenir.

Alış-Veriş Blogu
Genel de bayanların rağbet ettiği bir konudur ancak erkeklerinde ihmal etmemesi gerekir. Erkek ya da kadın farketmez hepimiz hayat mücadelesi içerisinde bir şeyler satın alıyoruz. Sadece kendiniz için satın aldığınız giyim, kuşam, elektronik, mobilya, beyaz eşya gibi ürünleri, alış sürecinizi, nereden aldığınızı, alırken yaptığınız araştırmayı yazarak çok güzel bir blog sahibi olabilirsiniz.

Otomobil Blogu
Bu konuda erkeklerin teveccüh gösterdiği bir konudur. Otomobilleri hangi erkek sevmez ki? Sevdiğiniz otomobilleri, markaları, arabaları ve yeni özellikleri anlatacağınız bir blog açabilirsiniz. İnternette yeni araba modelleri araştırarak geçirdiğiniz vakitleri blogunuza içerik üreterek değerlendirebilirsiniz. Yalnızca otomobil değil, motorsiklet, bisiklet gibi ek konularda da yazabilirsiniz.

Kültür - Sanat Blogu
Edebiyat, sanata, tiyatroya, sinemaya, şiire, öyküye, romana meraklıysanız tam size göre bir konudur. Okuduğunuz kitapları anlatabilir, gittiğiniz tiyatroları yazabilir, şiirler, öyküler paylaşabilirsiniz. Emin olun ki ülkemizde kültür-sanat konuların üzerine büyük eksiklikler mevcuttur.

Spor Blogu
Belkide en büyük eksikliklerden birisi de spor blogudur. Spor üzerine yazılar yazan çok az blog yazarı vardır. İzlediğiniz maç hakkında analizler yapabilirsiniz. Büyük televizyon programlarındaki yorumcular da izledikleri maçlar üzerine konuşarak program yapıyorlar. Sizde bu konu üzerine eğilerek, izlediğiniz maçları, yaptığınız sporları yazabilirsiniz.

Yemek Blogu
Yine kadınları ilgilendiren bir blog konusudur ancak erkek bir aşçının yemek deneyimleri ilgi çekici olabilir. Adana'da bir arkadaşım bekar evinde her akşam eve geldiğinde yaptığı pratik ve lezzetli yemekleri yapım aşamasından yeme aşamasına kadar resmedip, videoya çekip blogunda yayınlıyordu ve hatırı sayılır bir takipçisi vardı. Kadınlar da bu konu üzerine maharetlerini sergileyebilirler. Çok fazla yemek blogu olması gözünüzü korkutmasın bence her kadının yemek yapma şekli farklıdır. Mutlaka sizin yemek yapma stiliniz de farklılık yaratacaktır.

Eski Dergiler Blogu
Bir zamanlar aklımda olan ancak vakit sıkıntısından dolayı bir türlü hayata geçiremediğim blog projesidir. Eğer elinizde eski dergiler varsa, bu dergiler içerisinde yer alan yazıları internet ortamına aktararak bir blog oluşturabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken, yayınlayacağınız yazının daha önce internette yayınlanmamış olmasıdır. Tabi ki bu proje için hatırı sayılır bir dergi arşiviniz olmalıdır. Bende rahmetli babamdan kalan çok dergi vardır. 1970'lerden kalma gün yüzünü unutmuş dergilerdir. Eğer böyle bir arşive sahipseniz yada sahip olabiliyorsanız bu fırsatı değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Kişisel Deneyim Blogu
Hangi işi yaptığınız önemli değildir. Sadece yaptığınız iş ile ilgili bir blog açarak sadece iş hayatınızda yaşadıklarınızı, edindiğiniz deneyimleri yazabileceğiniz bir blog açabilirsiniz. Doktor, öğretmen, avukat, teknisyen, esnaf, bakkal, tamirci hiç farketmez. Sadece deneyimlerinizi yazmanız bile yetecektir.

Yukarıda saydığım blog konularına daha bir çok başlık ekleyebiliriz. Sizinde aklınıza gelen blog konusu önerileriniz varsa yorum kısmından yazarak makalemize katkı sağlayabilirsiniz.

Yazar Hakkında ; SRGZ Blog (Webtasarım ve Teknoloji Blogu)

20 Ekim 2015 Salı

Blog Yazarlarının Kendini Motive Etmesi

Blog Yazarlarının Kendini Motive Etmesi!

Bir çoğumuz blogumuz ile ilgilenirken bazı zamanlar sıkılır ve bunalırız. Hatta aramızdan bazıları o kadar bunalır ki blog yazarlığından bile vazgeçer. Blog Yazarlığı ciddi bir iştir. İşinizi ne kadar ciddiye aldığınız ile alakalı bir buhrandır.

Blog Yazarlığının ciddi bir iş olabilmesi için illaki blogunuzdan ciddi paralar kazanmanız gerekmiyor. Unutmayınız ki blog yazarlığı bir hobidir ve bu hobinizin peşinden ne kadar giderseniz sonuçları size o kadar maddiyat olarak dönecektir. (Ambiyane tabir ile ne kadar ekmek o kadar köfte) Hiç bir blog yazarı yoktur ki blog açar açmaz blogger olsun, başlar başlamaz gelir elde etsin. Etrafımızda ki meşhur blog yazarları ile imkanınız var ise iletişime geçin ve onlara nasıl bu kadar bilinirlik edindiğini sorun. Hepsinin ortak cevabı şu olacaktır. ''Blog yazarlığına önce hobi olarak başladım. Sıkılmadan,usanmadan yazmaya devam ettim. Ziyaretçi sayım arttıkça blogumdan elde ettiğim gelirim de arttı'' diyeceklerdir.

Peki blog yazarlığından sıkılmamak için kendimizi nasıl motive etmeliyiz.

1-) Yaptığınız işi sevin!
Yalnızca Blog Yazarlığının değil yazarlığın temel kuralı yazmayı sevmektir. Yazı yazmayı sevmiyorsanız bırakın bir blog yazmayı bir sayfaya bir paragraf yazı yazmak dahi sıkıcı gelecektir.Yazı yazmayı sevenlerin ilerleyebileceği bir mecradır. Okumayı da sevmelisiniz. Yalnızca yazmak ile blog yazarlığı yürütülemez. Okumadan olmuyor maalesef. Okudukça kendinizi geliştireceksiniz , kendinizi geliştirdikçe blogunuz gelişecektir. Okumaktan kasıt kitap kadar diğer bloglar ve internette geçirdiğiniz faydalı zamanlardır. Facebook ve twitter'da harcadığınız zamanların üçte birini faydalı yazılar okuyarak değerlendirebilirsiniz.

2-)Başarının verdiği mutluluk!
Blog Yazarlığına başladığınız zamanlarda başarısızlık sizin yakanızı bırakmayacaktır. Başarının sırrı sürek avıdır. Başarısızlıklarınızın üstüne giderek başarının bir bacağından yakalamış olursunuz. Israrla bir kaç okuyucunuzu dikkate alarak yazılarınızı yayınlayın emin olun ki bir süre sonra okur sayınızın arttığını göreceksiniz. Diğer blog yazarları tarafından da fark edileceksiniz ve o zaman yaptığınız işte başarılı olmanın verdiği mutluluk ile daha cesaretli olacak ve daha iyi işlere imza atacaksınız.

3-)Kısa vadeli hedefler belirleyin!
Blogunuz için kısa vadeli hedefler belirleyerek blogunuza ve kendinize olan güveninizi arttırabilirsiniz. Blogunuza 100 makale girdiğinizde bunu okurlarınızla paylaşabilirsiniz. 1 yılı doldurduğunuzda bir çekiliş ile sizi bir yıldır takip eden okurlarınıza küçük bir ödül takdim edebilirsiniz. Bu sayede blogunuza bir güzellik yapmış olursunuz ki bu da sizi fazlasıyla motive edecektir.İş Dünyasının altın kurallarından birisi hedef belirlemektir. Kendinize mutlaka bir hedef belirleyin.

4-) Bilgili Blog Yazarlarından tavsiyeler alın!
Etrafınızda mutlaka blog yazarlarığı konusunda rüştünü ispatlamış bir blog yazarı vardır. İletişime geçin ve kendi blogunuzu ona gösterin. Blogunuzu bilgili bir blog yazarı olarak değerlendirmesini isteyin. Hiç bir blog yazarı sizi eleştirmeyecektir. Eleştirileri olsa bilr bunları sizin faydanıza olacak eleştirilerdir. Size hangi yolları izlemeniz gerektiğini söyleyecek ve hali hazırda bulunduğunuz konumda neler yapmanız hususunda bilgiler verecektir. Bir blog yazarından tavsiyeler almak fikir ufkunuzu açacak ve yaptığı yapıcı eleştiriler daha iyi olmanızı sağlayacaktır.

5-)Diyet motivasyon taktiği
Diyet yapanlara diyetisyenler tarafından bir taktik verilir. Kilolu bir bireyin canı bir şeyler yemek istediğinde aynanın karşısına geçip kendisine bakması yada daha fazla kilolu olduğu zamanlara ait bir resmi incelemesi söylenir. Bu sayede yemekten vazgeçecektir. Bu taktiği blogunuz için kullanabilirsiniz. Blog yazmaya başladınız ve bir süre sıkılmaya,bunalmaya başladınız o vakit hemen dönüp eski yazılarınızı okuyun. Eminim ki eski yazılarınızı okuduğunuzda bu yazıları yazdığınız için kendinize olan güveniniz artacak ve yeni yazılar için fikirler edineceksiniz. Blogunuzu ilk açtığınız zamanlardaki ziyaretçi sayınız ile şuan ki ziyaretçi sayınızı karşılaştırın mutlaka aradaki bariz farkı göreceksiniz.

Son Sözler
Blog Yazarlığı'nın ilk şartı güncel ve özgün olmaktır. Blogunuza bir iki makale girip sonra aylarca yüzüne bakmayıp blogunuzda ilerleme beklemek abesle iştigaldir. Maddi geliri, ziyaretçi sayısını bir kenara bırakın ve yalnızca blogunuza odaklanın. Her yazınızı milyonlarca kişi okuyormuşçasına kaleme alın. Bir gün mutlaka çok büyük kitlelere yazılarınızı ulaştıracaksınız.

SRGZ Blog Yazarı

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Blogger'ın Avantajları Nelerdir?

Blog açmak isteyenlerin öncelikle tercih ettiği sistemlerin başında ücretsiz olması sebebi ile Blogger nam-ı diğer Blogspot gelir. Blogger'dan sonra Wordpress sistemi gelir. Wordpress'in hem ücretli hem de ücretsiz seçenekleri mevcuttur. Bu yazımızda Blogger'ın avantajlarından bahsedeceğim. Blogger sistemini kullanarak bir blog açmayı düşünenlere kaynak olacağını düşündüğüm bu yazı da ücretsiz ama avantajlı bir sistem olduğunu göreceksiniz. Daha önceleri Wordpress kullanan hatta Wordpress hayranı bir Blog Yazarıydım.
Wordpress'e olan hayranlığım yüzünden bir video bile hazırlamıştım.  Wordpress Aşkına isimli hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz.

Wordpress'ten Blogger'a geçtiğim zaman bir çok arkadaşımdan eleştiri almıştım ve bunun üzerine Neden Blogspot isimli bir yazı yazmıştım.

Blogger'ın Avantarları Nelerdir? (Blogspot'un Avantaları Nelerdir?)

Google ile entegre olmasıdır.
Google hesabı ile bir blog açabilir ve Google'ın diğer tüm hizmetlerini / servislerini bu Google hesabınız ile blogunuza bağlayabilirsiniz. Youtube, Picasa, Drive, Döküman vs gibi servisler ile blogunuzu koloayca entegre edebilirsiniz.

Hosting ve Domain dergi ile uğraşmazsınız.
Wordpress'te olduğu gibi bir hostinge ve domaine ihtiyacınız yoktur. Blogger, Google altyapısı olduğu için sınırsız hosting desteği vardır. Bu yüzden hostinginizden kaynaklı erişim sorunları yaşamazsınız. Eğer erişim sorunu yaşarsanız bu genel bir sorundur ve diğer tüm Blogger altyapısını kullanan bloglarda etkilenecektir. Domain parası ödemezsiniz. Siteadı.blogspot.com şeklinde bir blog adresiniz olur. Eğer kendinize özel bir domain ile Blogger'ı kullanmak isterseniz bunun içinde yöntemler mevcuttur. DNSpark yöntemi veya domain satışı yapan firmaların böyle yönlendirme özellikleri mevcuttur.

Çabuk İndexlenir.
Blogger, Google'ın altyapısı olduğu için girdiğiniz içerikler kısa sürede indexlenerek arama motorlarından görünmeye başlarlar. Ayrıca Google + isimli sosyal ağ ile SEO konusunda da önde olabilirsiniz.

Tema ve Tasarım
Blogger'ın tema seçenekleri de en az Wordpress kadar geniştir. Kimine göre Blogger temaları basit ve profesyonel değildir ancak biraz araştırma yaptığınızda profesyonel görünüme sahip bir çok Blogger teması bulabilirsiniz. İnternette ücretsiz olarak sağıtılan binlerce Blogger teması vardır. Yani blogunuz için tema sıkıntısı çekmezsiniz. Ayrıca Blogger'ın Şablon özelliği sayesinden kendi zevkinize göre kod bilginiz olmadan da kendi temanızı hazırlayabilirsiniz.

Kolay Yönetim Paneli
Blogger'ın yönetim paneli oldukça kolay bir arayüze sahiptir. Hiç bilgisi olmayan birisi dahi ilk girdiği andan itibaren Blogger yönetim panelini kolayca kullanabilir.

Daha bir çok avantaj sayabilmemiz mümkündür. Eğer sizde Blogger'ın avantajlarından bahsetmek isterseniz yorum bölümünden belirterek yazıya katkı sağlayabilirsiniz.

İyi Bloglamalar dilerim.

20 Temmuz 2014 Pazar

İçerik Üreticiliği, Üreticiliğin Neresinde?

Ülkemiz üretim konusunda gelişmiş dünya ülkelerini dahi geri de bırakacak niteliktedir. Tarım,hayvancılık gibi sahaların dışında sanayi konusunda da gelişmiştir.
Kısıtlı imkanlara rağmen, düşük ücretlere rağmen hem iş veren hem de işçi elinden geldiğinin en fazlasını yapmaya çalışır.
Ülkemize internetin gelmesi ile birlikte iletişimde güçlenmiş olup , insanlarımızın bilgiye erişim süresi de kısalmıştır. İstediğimiz her bilgiye anında ulaşabilmenin verdiği mutluluk ve güven ile yaşamlarımızı sürdürüyoruz. Her ne kadar ülkemizde internete bazı sansürler uygulanmış olsa da ülke insanı olarak buna da gereken tepkiyi vererek hakkımızı geri elde etmenin haklı gururunu yaşayabiliyoruz.
İnternette bulunan bu kadar bilgi, bu kadar belge, bu kadar döküman elbetteki birileri tarafından yükleniyor. İnternette yer alan bilgileri iki başlık altında toplamamız konuyu daha iyi irdelememizi sağlayacaktır.

a-)Özgün İçerik

b-)İnternette yer almayan içerik

Özgün içerik arama motorları için çok önemlidir. Özgün bir şekilde yazılmış bilgilendirici bir yazı arama motorları kadar internet kullanıcı içinde önem arzetmektedir. Bir bilgi ararken önümüze çıkan sonuçlardan doğrusunu didikleyip çıkarmak gibi bir kavram dahi oluştu diyebiliriz.
Bu durumda özgün içeriğin kıymeti doğru bilgi ile orantılıdır. Kaliteli ve doğru bilgi veren özgün içeriğe paha biçilemez.
Özgün içerik kadar kıymetli olan başka bir kavramda internette yer almayan ancak daha önce telaffuz edilmiş, daha önce yazılmış bir bilginin internete yüklenmesidir. Bu konuda ben gereken hassasiyeti gösterdiğime inanıyorum. Örneğin, rahmetli babamdan kalma çok eski kitaplar ve dergiler var. 1930′lara ait dergilerden okuyup beğendiğim yazıları oturup bilgisayarımın başına internet ortamına yüklüyorum. Arama motorları için özgün bir içerik oluşturmuş olurken, internet kullanıcısı için erişilmesi zor bir bilgiye erişim sağlıyorum.

İçerik Üreticiliği Üreticiliğin Neresinde?

İçerik üreticiliği, içerik editörlüğü, makale yazarlığı vs… Adının çok önemi yok. İnternette özgün bir şekilde içerik üretenlerin Türkiye’de süt üretenden, ekmek üretenden, makine üretenden, arpa, buğday üretenden, domates, biber, patlıcan üretenden çok da farkı yoktur. Üreticinin tanımı tektir.
Maalesef ülkemizde içerik üreticiliğine gereken değer ve ehemmiyet verilmemektedir. Bir çok insan kendi nam-ı hesaplarına bir blog açarak düşüncelerini özgür bir şekilde ifade edebilmektedir. Blog Yazarları arasında popüler olmak için, para kazanmak için yada boş vakitlerini geçirmek için blog yazanlar vardır.
Bizim gibi bazı Blog Yazarları bu yeteneğini maddiyata dönüştürebiliyor. Örneğin yazdığımız makaleleri belirli bir ücret karşılığında yazıyor ve bu bilginin internette özgürce kullanılmasını sağlıyoruz.
Alınan ücretleri konuşacaksak bir çok Blog Yazarının muzdarip olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalırız.
Bazen acemi Blog Yazarı arkadaşlarımız makale başı aldığım ücreti soruyorlar. Benden en asgari aldığım ücreti 25 lira olarak duyunca sorular peş peşe geliyor. ”Nasıl bu kadar pahalı satabiliyorsun?” , ”Neden senin yazıların bu kadar pahalı?” , ”Senin yazılarını bu fiyata alan oluyor mu?”  ve daha bir dünya soru…
Evet bu fiyata makalelerimi satabiliyorum. Çünkü harcadığım emeğin fiyatını ben belirliyorum. Alan oluyor mu? – Elbetteki oluyor. Tabi ki müşteriler arasında da istediğim ücreti yüksek bulanlar oluyor ancak aralarında emeğin para ile ölçülemeyeceğini bilenler de çıkıyor ki, ücret konusunda sıkıntı çıkarmıyorlar.
Ülkemizde makale başına düşen ücretin düşük olmasında ki en büyük etkenlerden birisi yine içerik üreticileridir. Yazdığı makalelere satılmaz endişesi ile 3 lira , 5 lira gibi komik rakamlar isteyince insanlar oralara yöneliyorlar. İçerik satın alan müşteriler ucuz makale satan üreticilere yönelince iş yoğunluğu oluyor ve üreticiler ellerindeki işleri yetiştirebilmek adına baştan sağma yazılar yazabiliyorlar.
Bir içeriğin ücretini makalenin kalitesi belirler. Peki bu kaliteyi belirleyen kriterler nelerdir?
  • Düzgün bir Türkçe ile yazılmış olmalı.
  • İmla kurallarına uyan bir yazı olmalı.
  • SEO kurallarına göre yazılmış olmalı.
  • Kelime hesabı yapılmadan yazılmış olmalı.
  • Gerçekten doğru bilgi aktaran bir yazı olmalı.
  • Kullanıcıyı tatmin eden bir yapıda olmalı.
Bu durumda yaptığınız işe kalite katmış olur ve üretiminizin ücretini siz belirlemiş olursunuz. Bir çok web master forumunda e-ticaret bölümü vardır. Buralarda 5 liranın altında bile makale satan kullanıcılar görebilirsiniz. Sıradan bir blogunuz var ve bu blogunuzun Google’da üst sıralara çıkması için belirli bir miktar içeriğe ihtiyacınız varsa, buradaki kişiler ile sıkı bir pazarlık yapıp 3 liraya toplu makaleler yazdırabilirsiniz. Kaliteli bir içerik istiyorsanız o vakit bu işi gerçekten hakkıyla yapan insanlara müracaat etmelisiniz. Bu işi hakkıyla yapan insan var mı diye düşündüğümde Türkiye’de yalnızca 3 kişiyi sayabiliyorum.
Devletin içerik üretenlere karşı sorumlukları olmalıdır. Bu konuyu devlet politikası haline getirmeli ve içerik üreticilerini de tıpkı , süt üretenlere, tarım ve hayvancılık ile uğraşanlara sağladığı teşvikler gibi imkanlar sunmalı ve desteklemelidir.
İlerleyen zamanlarda fiiliyatta makale yazan ofisler, İçerik üreten şirketler görürsek şaşırmayacağız. Olması gerekende budur.
Yazıma son vermeden önce içerik üreticilerine bir kaç püf noktasından bahsetmek istiyorum.
Direkt olarak 200-300 kelimeye odaklanıp yazılar yazmayın. Bu hem sizi üreticilik konusunda körleştireceği gibi ruhunuzu da paslandıracaktır.
Yalnızca makale yazmak ile uğraşmayın. Bu işlerle uğraşırken belirli bir konu üzerinde mini e-kitaplar hazırlayın. Örneğin ben daha önce ”Yeni başlayanlar için Blogger” isimli bir e-kitap hazırlamıştım. Böyle bir kitap hazırlayarak ister ücretli ister ücretsiz olarak kullanıma sunabilirsiniz.
Hayatın her alanı ile ilgilenin, yalnızca web tasarım işleri ile değil, siyasetle, sporla, ekonomiyle ilgilenin ufkunuz genişleyecektir.
Unutmayın ülkemizde belirli kategoriler dışında yazı yazan pek az insanımız vardır.
Okuduğunuz kitaplardan yepyeni hikayeler çıkarabilirsiniz. Okuduğunuz kitapların beğenmediğiniz yerlerini oturup en baştan yazabilirsiniz. Sonunu beğenmediğiniz bir kitabın sonunu yeniden tasvir edebilirsiniz.
Kendinize Blog Yazarı diyorsanız , dünyaca ünlü yazarlardan kendinizi ayrı tutmayın. Kitap yazmanız gerekmez, ürettiklerinizi bir araya getirdiğinizde bir kitabı çoktan yazmış olduğunuzu görebilirsiniz.
Eski yazılarınızı vakit buldukça okuyun. Bu sayede eskiden yazdıklarınız size özgüven verecek ve aynı zamanda da eskiden yaptığınız hataları görmenizi sağlayacaktır ki aynı hatalara bir sonraki yazınızda düşmeyesiniz.
Maalesef sonu itibari ile ülkemizde içerik üreticiliği en alt seviyelerde, bunu yükseltecek olan yine içerik üreticileridir. Kalite kendisiyle birlikte başarıyı da getirecektir.

17 Temmuz 2014 Perşembe

Okumayı Sevmeyen Blog Yazarı Olamaz!



Blog Yazarı olmanın vasıflarını saymaya kalksak maddeler halinde sıralayabiliriz. Bu makalede tek bir vasfı ele almaya karar verdim. Belki diğer vasıfları başka makalelerde irdeleriz. Blog Yazarı olmak için okumayı sevmelisiniz. Okumayı sevmeyen birinin blogu özgün ve güncel olamaz. Saatlerce süren okuma seansları sırasında ya da sonrasında özgün makaleler için fikirler oluşur.

Okumak Blog Yazarına Neler Kazandırır?
Okumak yalnızca blog yazarlarının değil kendisini geliştirmek ve güncel tutmak isteyen her kişinin edinmesi gereken bir meziyettir. Meziyettir diyorum çünkü ülkemizdeki okuma oranları ele alındığında okumayı sevmeyen bir millet olduğumuz gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz. Hal böyle olunca okuyan insanlar meziyetli statüsüne giriyorlar.


  • Okumak, Blog Yazarınının kelime dağarcığını, sözcük haznesini geliştirir. Üretilen içeriklerde aynı kelimeleri tekrar etmez yeni kelimeler ile makalesini zenginleştirir. 
  • Okumak, Blog Yazarının bilgi haznesinin gelişmesine yardımcı olur. Her okuduğu şeyden mutlaka faydalı bilgiler edinir.
  • Okumak, Blog Yazarının yazma gücünü arttırır. Yazdığı makaleler daha akıcı, daha kaliteli ve bir o kadar anlatım dili gelişmiş olur.
  • Okumak,  Blog Yazarının bilinç altında kalmış fikirleri geliştirerek ortaya çıkarmasını sağlar. Yeni fikirler üretmesine olanak tanır. 
  • Okumak, Blog Yazarının düşünme gücünü arttırır. Yazmak istediği konuda yeteri kadar düşünmesini sağlar.
  • Okumak, Blog Yazarına araştırma yetisi kazandırır. Okuduğu bir bilgiyi eğer okuduğu yerde yüzeysel olarak geçilmişse detaylıca araştırmasını sağlar.


Blog Yazarları Neler Okumalıdır?
Blog yazarlarına okumanın kazandırdıklarını yukarıda sıraladık. Dilerseniz neler okumalıyız onlara da kısaca değinelim.

Kitaplar;Okumanın temel kaynağı kitaplardır. Zevkinize ve ilgi alanınıza göre kitaplar okumalısınız. Hem okumaktan zevk almanızı sağlayacaktır hemde ilgilendiğiniz alanda yeni bilgiler edinerek gelişmenize imkan tanıyacaktır.

SRGZ Blog Yazarı ne tür kitaplar okur?
Ben genelde siyasi kitaplar okumayı seviyorum. Boş kaldığım zamanlarda siyasi içerikli kitapları okumayı seviyorum. Kitap arşivimin büyük bir çoğunluğunu siyasi kitaplar oluşturmaktadır. Kitaplığımdaki Hüseyin Nihal Atsız kitaplarının ayrı bir önemi ve yeri vardır. Tarihi kitaplar okumayı seviyorum. Yakın tarihimizi anlatan kitaplar ilgimi çekiyor. Bunların dışında ilgilendiğim konular olan webtasarım, teknoloji üzerine kitaplar edinip okumaya gayret ediyorum. Son olarak Webtures girişimi ile adını duyuran Kaan Gülten'in kendi yazdığı iki kitabı hediye etmesi ile SEO konusunda da kitap okuma fırsatı bulmuş olacağım. Sanırım kitaplar bu gün kargoya verildi, bir kaç gün içinde elimde olacaktır. Bu kitaplar hakkında da bir inceleme yazısı hazırlayacağım.

Dergiler ve Gazeteler;Günlük kitap okuyamasam da dergi ve gazete okumak için vaktim oluyor. Sabah işe giderken ve akşam işten dönerken serviste dergi ve gazete okuyabiliyorum. İş yerinde öğle aralarında dergiler ve gazeteler okuyorum. Hafta sonları genelde gazete ve dergi okuyorum.

SRGZ Blog Yazarı hangi dergi ve gazeteleri okur?
Bir kaç teknoloji dergisine aboneliğim var. PCnet ve Level dergilerini her ay düzenli olarak okuyorum. Bunun dışında internet üzerinden online olarak takip ettiğim ücretsiz dergiler de vardır. Bu konu hakkında daha önce yazdığım ''Her Blog Yazarının Okuması Gereken e-Dergiler'' isimli makaleyi okumanızı tavsiye ederim.
Gazete olarak günlük Yeniçağ gazetesini okumaya gayret ediyorum. Aboneliğim yok ancak her sabah işe giderken gazete bayinden satın alıp serviste ve boş vakitlerimde göz gezdiriyorum.

Özgün ve Güncel Bloglar;Blog Yazarının olmazsa olmazları takip ettiği bloglardır. Özgün ve güncel olan blogları takip etmek hem iletişiminizi hem etkileşiminizi arttıracağı gibi yeni içerikler üretmeniz için ilham kaynağı olur. Ülkemizde büyük özveri ile kaliteli içerikler üreten blog yazarları vardır. Bunlardan ilgi alanınıza göre olanları takibe almanız inanılmaz faydalar sağlayacaktır.

SRGZ Blog Yazarı hangi blogları takip eder?
Yaklaşık 2006 yılınan bu yana blog dünyası ile iç içeyim. O zamandan bu zamana takip ettiğim ve faydalandığım bir çok blog olmuştur. Süreklilik adına bir çoğunun başarısızlıkla sonuçlandığını söyleyebilirim. Takip ettiğim blog listesini özenle hazırlıyor ve elimden geldiği kadar güncel tutmaya çalışıyorum. Takip ettiğim bloglar arasında yalnızca Türkçe bloglar değil, yabancı bloglar da bulunuyor. Yabacı bloglarda yer alan içerikleri Türkçeye çevirip biraz da yorum kattığınız zaman en kral özgün içerikler ortaya çıkıyor.

Takip ettiğim yerli bloglar şöyledir;
Blog Hocam; Daha iyi bloglar için sloganıyla yayın yapan Serdar Kara'yı tanımayan yoktur. Blogumuzun gelişmesi için, daha fazla kazanç elde etmemiz için özgün ve kaliteli içerikler oluşturur. Misafir blogculuk için gösterdiği çaba sayeside ülkemizde misafir yazarlık kavramının geliştiğini düşünüyorum. Blog Hocam'da defalarca misafir yazar olarak yer aldım. Blog Hocam'da yayınlanan yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Bilişim Bilgi; Teknolojinin Nabzı sloganıyla yayın yapan Kadir Kılıç hocam, teknoloji / bilişim konusunda özgün ve kaliteli içerikleri bizlerle buluşturuyor. Kendisi ile Bumerang Deneyim Günlerinde tanışmış ve o günden sonra bilgi alış verişi çerçevesinde samimi bir dostluğumuz olmuştur. Yazılarını büyük emekler harcayarak özenle hazırlar.

Burak Göç ; Tam bir film ve kitap kurdu olan Burak Hocam'ın blogu tam anlamıyla kişisel blog kategorisine tekabül ediyor. blogunda izlediği filmleri, okuduğu kitapları akıcı bir dil ile anlatır.  Kendine özgü tasarımı ile diğer bloglardan zaten ayrışıyor. Sarı rengi sevmemden dolayı da bloguna ayrı bir hayranlık duyarım diyecektim ki blogunu rengini sarıdan kırmızıya çevirmiş. Böyle de güzel olmuş. Tebdil-i tema da ferahlık vardır.

Enes ve Blogu ; Hayata gülümseyen blog sloganıyla yayın yapmaktadır. Uzun zamandır takip ederim. Enes İlhan'ın bloguna haksızlık ettiğimi düşünüyorum çünkü o kadar faydalanıp istifade etmeme rağmen bloguna çok az yorum yapmışımdır. Bu konuda kendimi daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Enes İlhan'ın blogundan bir çok konuda bilgilenmiş ve yeni şeyler öğrenmişimdir.

Hızlı Adam; Rekabet Hız İster alt başlığı ile yayın yapan Bünyamin Hocam ile yine misafir blogculuk vesilesi ile tanıştım. blogumda yayınlamak üzere özenle hazırladığı ''İyi niyetli teknoloji düşmanı kime denir?'' isimli yazı sonrasında iletişimimiz devam etti. Blogunu baştan sona kadar okumaya çalışıyorum. Yayınladığı bir çok makaleyi okudum. Pazarlama sıraları, Satış yöntemleri ve kariyer geliştirme üzerine bir çok özgün yazısı bulunmaktadır.

Dost Biri ; Kendisini Sosyal Eleştirmen olarak tanımlayan Kerim Potuk, blogunda özgün ve güncel makaleler yayınlamaktadır. Takip etmeye başlayalı çok kısa bir süre oldu ancak bir çok makalesini okuduğumu söyleyebilirim. Hakkımda sayfası için kendisini ayrıca tebrik etmek isterim. En uzun soluklu hakkımda sayfası benim sanırdım ancak yanılmışım.

Takip ettiğim diğer yerli bloglar ;  Beyn.org - Gökhan Karaoğlu - Çayyaşın blogu - Medya İstasyonu - Hasan Yalçın - Cem Baki - ve diğerleri.... (takip etttiğim yabancı bloglarda bu adrestedir.)


Sizinde eklemek istedikleriniz olursa yorum bölümünden ileterek katkıda bulunabilirsiniz.

İyi Bloglamalar dilerim.


16 Temmuz 2014 Çarşamba

Nasıl Daha Fazla Ziyaretçi Çekebilirim?

Blogunuzu tasarladınız ve gerekli içerik ile doldurdunuz. Peki ziyaretçileri nasıl blogunuza / sitenize çekebilirsiniz? 

- Sitenizi daha yeni oluşturduysanız ve henüz bir kullanıcı kitleniz yok ise, bu soruyu kendinize soruyor olabilirsiniz.  

Ziyaretçi sayınızı arttırmak için kullanabileceğiniz en etkili yöntem şüphesiz sitenizi arama motorları için optimize etmek olacaktır. O yüzden eğer henüz okumadıysanız, kesinlikle SEO Makaleleri kategorisine bir göz atmanızı tavsiye ediyorum. Ayrıca sosyal ağları ve paylaşım düğmelerini de etkili bir biçimde sitenizde kullanarak site ziyaretçi kitlenizi arttırabilirsiniz. 
Bu yazıda, daha ziyade profesyonel yöntemleri kullanarak nasıl marka tanınırlılığınızı ve buna bağlı olarak ziyaretçi sayınızı artırabileceğinizi  anlatacağım.



1. Sitenizi çevrenizdekilerle paylaşın.
Oluşturduğunuz sitenizi yakın çevreniz ile paylaşarak başlayın. Aileniz, dostlarınız, iş arkadaşlarınız, müşterileriniz - hepsi kendi tanıdık çevrelerinde ve sosyal ağlarında sitenizi paylaşabilecekleri gibi siteniz ile ilgili size verecekleri tavsiyleer sayesinde sitenizi hızlı bir şekilde geliştirmenize de yardımcı olabilirler.



2. Site adresinize basılı materyallerinizde yer verin.
Web sitenizin adresine kartvizitlerinizde, broşürlerinizde ve firmanız ya da sizinle ilgili tüm diğer basılı materyallerinizde yer verin. Bununla beraber adresinize ve telefon numaranıza da yer vermeyi unutmayın. Unutmayın, web site adresinizi verirken size özel bir alan adına sahip olmanız çok daha profesyonel gözükmenizi sağlayacaktır.


3. Kendi promosyon ürünlerinizi oluşturun.
Yaratıcı olun! Uygun fiyatlara alabileceğiniz eşantiyon ve promosyon ürünlerde site adresinize ve gerekirse firma isminize yer verin. Kalemler, not defterleri ve hatta giysilerde adresinizi paylaşın ve bu ürünleri tanıdıklarınıza, ailenize, çalışanlarınıza hediye edin. Bırakın daha sonra sizin reklamınızı onlar yapsın. SRGZ Blog için Kupa bardak tasarımları yaptırmıştım vaktiyle...


4. Araçlar üzerinde adresinize yer verin.
Markanızı ve site adresinizi, alacağınız stickerlar ile arabalara, motorsikletlere ve diğer araçlara yerleştirin. Bırakın gün içinde trafikte yüzlerce hatta binlerce kişi adresinizi görsün. Bütün gün yollarda olan ticari araçlar ile anlaşabileceğiniz gibi tanıdıklarınızdan da kendi araçlarına yerleştirmelerini rica edin.


5. Müşteri/Ziyaretçi geri bildirimlerine önem verin.
Mevcut müşterileriniz ile iletişime geçerek, hizmetleriniz hakkındaki tecrübe ve geri bildirimlerini alın. Aynı zamanda onları yeni aksiyonlarınız ve kampanyalarınız hakkında bilgilendirerek tekrar sitenize gelmelerini sağlayın.


6. Sosyal ve ticari projelere katılın.
Sosyal ve ticari projelerde yer alarak adınızın duyulmasını sağlayın. Fuarlar, seminerler ve konferanslara katılımcı veya konuşmacı olarak katılarak diğer site sahipleri ile tanışın ve aktiviteleri hakkında bilgi edinin. Site adresinizin yer aldığı karvizitinizi yanınızda getirmeyi unutmayın!


7. Dönemsel olarak çekilişler düzenleyin.
Bir yılın tüm önemli günlerinden faydalanın! Yeni yıl, bayramlar, sevgililer günü, anneler günü, babalar günü - düzenleyeceğiniz çekilişler ile ziyaretçilerinize hediyeler dağıtın. Böylelikle hem ürünlerinizi tanıtın, hem de yavaş yavaş kendi ziyaretçi topluluğunuzu oluşturun. Çekilişin ardından kazanan kişiye sitenizde ya da blogunuzda yer vermeyi unutmayın!


8. İş ortakları bulun.
Edineceğiniz stratejik iş ortakları ile ulaşabileceğiniz kitleyi ve hizmet anlayışınızı daha da yukarılara taşıyın. Sinerji oluşturabileceğiniz ortaklar ile birbirini tamamlayan hizmetler sunun ve karşılıklı olarak reklamlarınızı yapın. 


9. QR kodlarından faydalanın.
QR kodları, sitenize mobil cihazlar üzerinden erişilmesini daha da kolay hale getirecektir. Kullanıcılarınız, sadece QR kodunu tarayarak, adres bilgilerini girmekle uğraşmadan sitenize erişebilirler. Bu kodlara kartvizitiniz, broşürleriniz ve reklamlarınızda yer vererek insanların sitenize cihazları ile daha kolay ulaşmasını sağlayın.


10. Yaratıcı olun.
Yeni şeyler denemekten korkmayın! Kendi seminerlerinizi düzenleyin veya farklı biçimlerde tecrübenizi aktarın. Düzenleyeceğiniz her türlü organizasyona yazılı materyallerinizi de getirin ve insanları sitenizi ziyaret etmeleri konusunda teşvik edin. 
Her türlü organizasyonunuza siteniz ya da blogunuzda yer verin ve gelecek organizasyon tarihlerini de yine aktarmayı unutmayın!

Bu yöntemlerin bir kısmını bile uygulayarak tanınırlığınızı ve site ziyaretçi sayınızı önemli ölçüde arttırabilirsiniz. Bunu istikrarlı bir şekilde yapmanız durumunda ile meşgul olduğunuz alanda yavaş yavaş sağlam bir yer edinmeye başlarsınız. Umarım  bu ipuçları ilginizi çekmiştir ve bunlardan birkaçını en kısa zamanda denerseniz.
Her zamanki gibi deneyimlerinizi ve yorumlarınızı iletmeyi unutmayın!

İyi Bloglamalar dilerim.